mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün120
mod_vvisit_counterDün122
mod_vvisit_counterBu Hafta613
mod_vvisit_counterBu Ay1481
mod_vvisit_counterTümü11660
İçerik Tıklama Görünümü : 143541
PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Salı, 09 Mart 2010 17:17

komisyonbsk.1.jpg          8 Mart Dünya Kadınlar Günü olması nedeniyle Diyanet-Sen Konya Şubesi Hanımlar Komisyonu Başkanı Safinaz Khan sendika binasında bir basın açıklaması yaptı. Hanımlar Komisyonu Başkanı Safinaz Khan; Sadece 8 Mart’larda, Anneler Gününde ve Sevgililer Gününde Kadınlar hatırlanmasın.

          Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de Hucurât suresinin 13. Ayetinde şöyle buyurmaktadır: “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır” dedi.

          Başkan Safinaz Khan; Burada açıkça ifade ediliyor ki yaratılıştaki sorumlulukta kadında erkek gibidir.Ve insan nesli bir erkek ve bir kadından var olmuştur. Öyleyse sosyal hayatta da kadın, tıpkı erkek gibi haklara sahiptir. Yaşama hakkı, eğitim hakkı, ekonomik haklar, toplumda kendine yer bulabilme, kendini ifade etme hakkı geleceğini belirleme gibi haklara, mücadeleyle değil, özgürce sahip olmalıdır.           

          İslam Dini’nin Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) Veda Hutbesinde bütün insanlara şu uyarıda bulunmaktadır. “Sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi, kadınların da sizin üzerinizde hakları vardır. Öyleyse bu haklar karşılıklı olarak gözetilmelidir.” Hz. Peygamber (s.a.v.) kadın adeta insan sayılmadığı, erkek egemen bir topluma peygamber olarak geldi. O, her fırsatta kadınları hak ettiği statüye getirmeye, onlara haklarını vermeye çalışıyordu. Bir erkeğin kendisiyle evlenmek istediğini, kendisinin de olumlu cevap vermek istediğini belirten bir kadına, Hz. Peygamber “Onunla evlenme, çünkü o, kadınları döver” buyurarak kadına karşı şiddete karşı çıkıyordu. Ayrıca insanlara şöyle sesleniyordu. “Siz kadınları nasıl döversiniz, akşam olunca da onlarla aynı yatağı paylaşmıyor musunuz?”

          O şöyle tavsiye ediyordu erkeklere: “Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı davranandır.” Beş vakit namazı camilerde kılmalarına, bayram namazı, cenaze namazı kılmalarına müsaade ederek onları sosyal hayatın içine davet ediyordu. Pazarlarda esnafın denetlenmesi görevini, zabıta görevini veriyor, kadının çalışma hayatında var olmasını sağlamaya çalışıyordu. Savaşlarda kadınlar hemşirelik yapıyordu. O kadına verdiği değeri şu Hadis-i Şerifleriyle de dile getirmektedir: “Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz.” Kâinatın efendisi daha da ileri giderek, kadının değerini şu ifadesiyle taçlandırıyordu: “Cennet annelerin ayakları altındadır.” Bu Hadis-i yorumlayan bir âlim der ki: “Bir insan annesinin ayaklarını öpse ve vallahi ben cennetin kapısını öptüm dese yalan söylemiş olmaz.”

          Bütün insanların en yüce hedefi olan Cennet, işte bir kadının, bir annenin ayağının altına serilmiştir. İslam Dini’nin bu kadar değer verdiği kadın, tarihsel süreçte maalesef hep geriye itilmiş, cahil bırakılmış, sadece cinsel obje olarak algılanmış ve toplumdan koparılmaya çalışılmıştır.

komisyonbsk.2.jpg          Diyanet-Sen Konya Şubesi Hanımlar Komisyonu Başkanı Safinaz Khan açıklamasında toplumun kadına bakış açılarınıda değerlendirerek, toplumumuzda sıkça kullanılan şu sözler kadına bakış açısını yansıtmaktadır:

Kadının saçı uzun aklı kısa…

Kadın şeytandır…

Bu işe kadının aklı ermez…

Elinin hamuruyla erkek işine karışma…

Sen anlamazsın bunlar erkek işi…

Koca değimli döverde severde…

Kadının sırtından sopayı, sırtından sıpayı eksik etmeyeceksin…

          Bu ve benzeri ifadeler, erkekler için yüz karası olmalıdır. Bu algıyla kadına bakan toplumlarda sevgi olur mu? Ailede geçim olur mu? Çocuklar iyi eğitilir mi? Toplum mutlu ve huzurlu olur mu?Marifet iltifata tabidir. Toplumda hak ettiği yeri alamayan, hak ettiği saygıyı göremeyen kadın, tabiat boşluğu kabul etmez kurallarına göre, mutlaka kendine yer bulmaya çalışacaktır. Bunu da ya cinselliğini kullanarak ki toplumların felaketine sebeptir. Ya da imkânı varsa eğitim alacak ve saygın bir yer edinecektir. Bu ikincisi en doğru yoldur.

          Öyleyse eğitim almamış hiçbir kadın kalmamalıdır. Eğitimin önündeki engeller kaldırılmalı, her inanç grubu rahatça eğitimden faydalanmalıdır. Haydi, kızlar okula, ana kız okuldayız kampanyaları yetmez.Hedef her kıza üniversite diploması, her kıza bir meslek, her kıza önce iş sonra eş olmalıdır.Eğitilmiş ve ekonomik yönden güçlü kadın, güçlü aile, iyi eğitilmiş çocuklar ve mutlu, huzurlu toplumlar demektir. Çünkü çocuğun ilköğretimi annedir. Şiddet gören, aşağılanan, zavallı bir anne, nasıl iyi ve mutlu çocuk yetiştirsin? Maddi yönden güçlü kadın evine, eşine destektir. Şu örneği hatırlayalım. Hz. Peygamber, Hz. Hatice ile evlendiğinde O, Mekke’nin en zengin iş kadınlarından biriydi. Ve İslam’ın zorlu ilk yıllarında onun maddi desteği ile mal varlığını kullandırmasıyla Hz. Peygamber, Peygamberliğini daha da rahat ifade etmiştir.

          Sonuç olarak hayat, kadın mı üstün erkek mi? Tartışmaları üzerine kurulmamalıdır. Yaratıcı her ikisini de birbirine muhtaç farklı özelliklerde yaratmıştır. İşte o farklı özellikleriyle ikisi de birbirinden üstündür. Erkeği fiziksel güçle donatan Allah, kadını da duygu, şefkat ve merhamet açısından güçlü kılmıştır. Bu sebeple neslin devamını ona emanet etmiştir.

          Diyanet-Sen Konya Şubesi Hanımlar Komisyonu Başkanı Safinaz Khan basın açıklamasında; temenni ediyoruz ki sadece 8 Mart’larda, anneler gününde ve sevgililer gününde kadınlar hatırlanmasın. Hayatın her anında kadın ve erkek birbirini seven, saygı duyan, haklarına hürmet eden, birbirlerine hâkimiyet ve üstünlük kurma savaşı yaşamadan, birlikte dostane ve iyi ilişkiler kurarak yaşamayı öğrenirler ve bu günlerde bu güzelliklerin anlaşılmasına vesile olur dedi.  08.03.2010

Son Güncelleme: Çarşamba, 10 Mart 2010 01:27
 
More Info
İletişim bilgileri