Güncel
31 Yıllık Emeğin, Adaletin ve Dayanışmanın Adı: Memur-Sen
O gün atılan adım, yalnızca bir sendikanın kuruluşu değildi. Bu adım; inancın kararlılıkla buluştuğu, alın terinin değer gördüğü, adalet arayışının örgütlü bir iradeye dönüştüğü büyük bir yürüyüşün başlangıcıydı.
Bugün Memur-Sen, 31 yıllık birikimiyle yalnızca kamu görevlilerinin hak mücadelesinin değil; emeğin, özgürlüğün, demokrasinin, sosyal adaletin ve insanlık vicdanının güçlü sesi olarak yoluna devam etmektedir.
Kurulduğu günden bu yana sendikacılığı dar kalıpların dışına taşıyan Memur-Sen, hak arama mücadelesini değer merkezli bir anlayışla buluşturmuş; çalışanların sorunlarına çözüm üretirken aynı zamanda toplumsal sorumluluk üstlenen bir sendikal hareket inşa etmiştir.
Bir masa, bir sandalye ve büyük ideallerle başlayan yolculuk; bugün 1 milyonu aşan üyesiyle Türkiye’nin en büyük emek hareketine dönüşmüştür.
Ancak Memur-Sen’i büyüten yalnızca rakamlar değildir. Memur-Sen’i büyüten; zor zamanlarda gösterilen cesaret, haklı mücadelelerde ortaya konulan kararlılık, kardeşliği güçlendiren dayanışma ruhu ve ilkelerden taviz vermeyen duruştur. Bu büyük çınarın köklerinde; Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan’ın fikri mirası, dava şuuru ve medeniyet tasavvuru bulunmaktadır. Onun “yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” diye özetlediği sorumluluk bilinci, bugün de Memur-Sen’in yolunu aydınlatmaya devam etmektedir.
31 yıllık mücadele boyunca işyeri temsilcisinden genel merkez yöneticisine, kadın komisyonlarından gençlik teşkilatlarına, engelli komisyonlarından emekli üyelerimize kadar binlerce emek neferi bu kutlu yürüyüşe omuz verdi. Eğitimden sağlığa, yerel yönetimlerden tarım ve ormancılığa, enerjiden ulaştırmaya, büro hizmetlerinden kültür ve sanata kadar her alanda görev yapan teşkilat mensuplarımız; alın terinin hakkını korumak için büyük bir özveriyle mücadele etti.
Bu sebeple Memur-Sen’in hikâyesi; yalnızca bir kurumun hikâyesi değil, milyonlarca kamu görevlisinin ortak emeğinin, ortak idealinin ve ortak başarısının hikâyesidir. Geride bıraktığımız 31 yılda toplu sözleşme masalarında elde edilen kazanımlardan kamu personel sistemine yönelik reform önerilerine, sendikal hakların geliştirilmesinden çalışma hayatının demokratikleşmesine kadar birçok alanda öncü rol üstlendik.
Kamu görevlilerinin sesi olduk.
Teklif sunduk.
Mücadele ettik.
Çözüm ürettik.
Kazanım sağladık.
Sendikal literatüre kazandırdığımız akademik hizmet sendikacılığı anlayışıyla yalnızca talep eden değil; araştıran, geliştiren, yol gösteren ve politika üreten bir sendikal çizgi ortaya koyduk.
Ülkemizin sınırlarını aşan bir sorumlulukla mazlumların, mağdurların ve emeği sömürülenlerin yanında yer aldık. Nerede bir haksızlık varsa ona itiraz etmeyi; nerede bir mağduriyet varsa ona ses olmayı sendikal kimliğimizin ayrılmaz parçası olarak gördük. Çünkü biz biliyoruz ki emek mücadelesi yalnızca ücret mücadelesi değildir. Emek mücadelesi aynı zamanda insanlık mücadelesidir. Bugün 31 yıllık tecrübenin, birikimin ve kurumsal hafızanın gücüyle yeni hedeflere yürüyoruz.
Geçmişten aldığımız ilhamı geleceğe taşıyor; değişen dünyanın şartlarını doğru okuyarak kamu görevlilerinin haklarını daha ileriye taşımanın gayreti içerisinde oluyoruz.
Daha güçlüyüz.
Daha umutluyuz.
Daha tecrübeliyiz.
Çünkü arkamızda milyonları aşan büyük bir aile var.
Daha kararlıyız.
Çünkü hakkın, emeğin ve adaletin mücadelesine olan inancımız ilk günkü kadar canlıdır.
31 yıldır olduğu gibi bugün de aynı inançla söylüyoruz:
Hak mukaddestir.
Emek değerlidir.
Dayanışma vazgeçilmezdir.
Örgütlü mücadele ise kazanımın ve değişimin en güçlü teminatıdır.
Bu büyük yürüyüşe emek veren, ömür veren, gönül veren tüm dava arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyor; ahirete irtihal eden yol arkadaşlarımızı rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
31 yıllık mücadelemizin gururuyla, yarınlara aynı heyecanla yürümeye devam ediyoruz.
Nice yıllara Memur-Sen…
Nice yıllara emeğin örgütlü gücü…











