Diyanet-Sen Genel Merkezi
Miraç Kandili Mescid-i Aksa’nın Kurtuluşuna Vesile Olsun
İslam âlemi olarak, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (sas) ilahi huzura kabul edildiği, içinde pek çok hikmet ve bereketi barındıran mübarek Miraç Kandili’ne kavuşmanın huzuru içerisindeyiz. Diyanet-Sen olarak, bu kutlu gecenin başta Mescid-i Aksa ve Gazze olmak üzere tüm İslam coğrafyasına barış, esenlik ve hidayet getirmesini temenni ediyoruz.
Hüzün Yılından Manevi Yükselişe
Miraç; Peygamber Efendimiz’in (sas) “Senetü’l-hazen” (Hüzün Yılı) olarak adlandırılan, en yakın hamilerini kaybettiği ve Taif’te taşlandığı en zorlu döneminde, Rabbimizin bir lütfu olarak gerçekleşmiştir. Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya uzanan bu yolculuk; sabrın, sadakatin ve teslimiyetin neticesinde gelen en büyük ilahi tesellidir. Bugün ümmet olarak içinde bulunduğumuz hüzün ve zorlukların da ancak bu ruhla aşılacağına inanıyoruz.
Ümmetin Bitmeyen Sancısı: Mescid-i Aksa ve Gazze
Miraç mucizesinin yeryüzündeki durağı olan Mescid-i Aksa, bugün ne yazık ki siyonist işgalin ve büyük bir zulmün pençesindedir. İki yılı aşkın süredir her türlü insani değerin ayaklar altına alındığı Gazze’de, Filistinli kardeşlerimiz açlık, susuzluk ve ağır bombardıman altında benzersiz bir direniş sergilemektedir.
Bizler biliyoruz ki; Mescid-i Aksa esir iken, mazlumların feryadı arşa yükselirken idrak edilen Miraç, her mümin için bir kutlamadan ziyade derin bir muhasebe vakti olmalıdır. Bu mübarek gece, Mescid-i Aksa’nın hürriyeti ve Gazze’deki soykırımın son bulması adına ümmet şuurunun yeniden canlanması için büyük bir fırsattır.
Modern Çağın Miracı: Değerlere Yükseliş
Miraç, sadece tarihte kalmış bir mucize değil; beşerilikten insanlığa, bedenden ruha yükselmenin yol haritasıdır. Bizim “Burak”larımız sadık ve samimi imanımız, “Refref”lerimiz ise ibadetlerimiz ve güzel ahlakımızdır. İsra Suresi’nde bizlere tebliğ edilen; adaleti, dürüstlüğü, yetim hakkını korumayı, israftan kaçınmayı ve ana-babaya hürmeti esas alan 11 Miraç değeri, toplumumuzun manevi yükselişinin yegâne anahtarıdır.
Miraç’tan hediye gelen namaz ve Bakara Suresi’nin son ayetleri (Amenerresulü), bizlere bireysel ve toplumsal sorumluluklarımızı hatırlatmaktadır. Her birimiz; ailemizden komşumuza, vatanımızdan tarihimize kadar her nimetten sorumlu olduğumuzun bilinciyle hareket etmeliyiz. Öfkenin ve kibrin yerine merhameti; çatışmanın yerine kardeşliği ve aklıselimi koyarak gönül köprülerimizi yeniden inşa etmeliyiz.
Dualarımız Mazlumlar İçin
Ramazan-ı Şerif’in gölgesinin üzerimize düştüğü bu günlerde; vatanımızın birliği, milletimizin dirliği ve İslam âleminin uyanışı için el açıp yakarıyoruz. Rabbimizden niyazımız; bizlere gücümüzün yetmeyeceği ağır yükleri yüklememesi ve kâfirler topluluğuna karşı bizlere yardım eylemesidir.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta Diyanet ve Vakıf görevlileri olmak üzere necip milletimizin ve tüm İslam âleminin Miraç Kandili’ni tebrik ediyor; bu mübarek gecenin tüm insanlığın selametine vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyoruz.











